Pip Studio: Mutlu insanlar için mutlu ürünler

Tarih: by bonvagon Kategori: BONVAGON'DA ŞİMDİ | Yorum yaz  

‘Mutlu insanlar İçin Mutlu Ürünler’ mottosuyla yola çıkan Hollanda markası Pip Studio‘nun Türkiye’ye geliş öyküsü bir hayli ilginç.

blog1

Markanın Türkiye sorunlusu modagift.com; hediye olarak gelen Pip Studio şekerliğin devamını almak isterken; markanın birbirinden renkli ve güzel tasarımlarından o kadar çok etkileniyor ki Türk kadınlarının bu markayla mutlaka tanışması gerektiğine inanıyor ve işe koyuluyor. İnandığı gibi de oluyor; Türkiye’deki zevk sahibi kadınlar bu ürünlere bayılıyor ve markanın mottosunda da olduğu gibi Pip Studio sofralara mutluluk; zerafet ve canlılık taşıyor. Ürünlerin en güzel özelliği ‘mix&match’ olabilmesi. Alışılmışın dışında olarak Pip Studio takım olarak değil tekli satılıyor. Her koleksiyon içinde birbirini tamamlayan desen ve renkler barındırıyor.

blog2

Markanın Türkiye sorunlusu modagift.com, kullanım alanlarını açıklarken “Pip Studio ürünleri sanat eseri gibi…Sadece sofranızda kullandığınızda değil duvarınıza astığınızda bile mekanı güzelleştirmeye yetiyor.’ diye anlatıyor. Ayrıca Türk kadınları için çok önemli olan sofra tasarımlarından bahsederken ‘Bu ürünler günümüz kadınlarının yüksek enerjilerini ve yaratıcılıklarını sofralarına taşımasına imkan veriyor. Pip Studio ile kurulmuş her sofra başka bir uyum ve güzellik sergiliyor.’ diye açıklıyor. Kampanyaya göz at >>

instagram: pipstudioturkey

 

Academia Barilla kitapları Bonvagon’da!

Tarih: by bonvagon Kategori: BONVAGON'DA ŞİMDİ, LEZZETLİ FİKİRLER | Yorum yaz  

Dünyada 2 milyondan fazla satan özel tasarımlı yemek kitapları serisi ile gönülleri fethedenn Çekmece Yayınları, şimdi de Academia Barilla’nın “50 Kolay Tarif” adlı dizisini Bonvagon’un lezzet tutkunlarına sunuyor.

blogacademia

İtalyan mutfağının Türkiye ve dünyadaki en önemli temsilcisi Barilla’nın 130 yılı aşkın deneyimi ile İtalyan yemek sanatı kültürünü tanıtmak amacıyla kurduğu Academia Barilla’nın özgün kitap serisi Çekmece Yayınları ile artık Türkiye’de.

Çekmece Yayınları, dünyaca ünlü uluslararası İtalyan yemek kültürü merkezi Academia Barilla’nın “50 Kolay Tarif” adlı dizisini Barilla Türkiye’nin katkılarıyla Türkçe’ye kazandırdı. Kendini İtalyan mutfağının yayılmasına adamış uluslararası bir merkez olan Academia Barilla tarafından seçilmiş, İtalyan mutfağının en karakteristik tariflerini içeren 5 kitaptan oluşan seri, içindeki yiyeceklerin biçimine bürünmüş özel tasarımlarıyla da dikkatleri üzerine çekiyor.  Renkli, eğlenceli, bilgilendirici serinin her bir kitabı, pratik ve birbirinden farklı lezzetlerde 50 leziz tarif içeriyor.

Mutfak sanatı sadece doğramak, çırpmak ve kaynatmaktan ibaret değildir, aynı zamanda içinde kültürel özellikler de taşır. Yalnızca alt alta sıralanmış malzemelerle sınırlı kalmaz, bir ülkenin ve toplumun kimliğini, geleneklerini ve hatta tutkularını yansıtır. Böylece tabağa taşınan lezzet, bilgelik sosuna bulanır ve nesilden nesile aktarılır. Bu bazen anlatılarak, bazen öğretilerek, bazen de kitaplar aracılığıyla yapılır. Tıpkı Academia Barilla’nın yemek kitapları gibi…

 Patates, Domates, Makarna, Salata ve Çikolata’nın en leziz hali…

Çekmece Yayınları’nın yayımladığı ‘50 Kolay Tarif’ adlı serideki Patates, Domates, Makarna, Salata ve Çikolata kitapları, farklı biçimleriyle ve içerdikleri leziz tariflerle dikkat çekerken İtalyan mutfağının geleneksel özelliklerini de coğrafyamıza getiriyor. Yaratıcı ve özgün tasarımları, çarpıcı ve iştah kabartan fotoğraflarıyla ön plana çıkan kitapların her birinde 50 ayrı tarif olmak üzere, Academia Barilla tarafından seçilmiş, İtalyan ve Akdeniz mutfağını en iyi ifade eden toplam 250 özel reçete Türk yemek severlerle buluşuyor. İtalya’nın Gururu ve Neşesi ‘Makarna’, Baştan Çıkarıcı Bir Lezzet Şöleni ‘Salata’, Akdeniz Mutfağının Kırmızı Güneşi ‘Domates’, Bin Bir Lezzet Sunan Cazibeli Yumru ‘Patates’ ve Tanrıların Yiyeceği ya da Mutluluğun Diğer Adı ‘Çikolata’ lezzet tutkunlarını bekliyor.

Yemek yaparken onun tarihteki yolculuğunu da bilmek ister misiniz? 

Academia Barilla tarafından titizlikle hazırlanan kitaplar, okurlarına sadece yemek tarifi sunmakla yetinmiyor. Yemeği, bir akademiye yaraşır şekilde hem tarihsel hem de kültürel olarak ele alıp tıpkı bir sanat eseri gibi işliyor. Serinin kitaplarında, bu yiyeceklerin ilk kez keşfedilmelerinin ardından mutfaklara hem doyurucu birer besin kaynağı hem de lezzet abideleri olarak yerleşmelerinin ardında yatan olaylar ve tarihi kişiliklere yer veriliyor. Academia Barilla Gastronomi Kütüphanesi Küratörü Giancarlo Gonizzi ise bu yiyeceklerin hangi özellikleri nedeniyle, ne tür tarihi ve gastronomik bir süreçten geçerek genelde Akdeniz, özelde İtalyan mutfak kültürünün oluşmasına katkı sağladıklarını aktarıyor. Böylece makarna, domates, patates, çikolata, salata gibi vazgeçilmez yiyeceklerinin sofralarımıza kadar uzanan ilginç öykülerini de öğrenme olanağı sunuyor. Academia Barilla’nın İtalyan mutfağının zenginliğini ve farklılığını koruyup geliştirerek bu mutfağı dünyaya tanıtma arzusu, Çekmece Yayınları’nın yayıncılık tecrübesiyle buluşunca ziyafeti yaratmak da okura kalıyor.   Kampanyaya Göz At >>

Liff ile siz de doğayı takın!

Tarih: by bonvagon Kategori: BONVAGON'DA ŞİMDİ, SORDUK ANLATTILAR | Yorum yaz  

Bonblog’da konuğumuz, adını son zamanlarda sıklıkla duymaya başladığımız Liff…  Doğadan topladıkları her biri eşsiz gerçek yaprakları; bir hayli zarif ve şık takılara dönüştüren Liff, hem insanın günlük yaşamıyla doğayı bütünleştiriyor, hem de yaşamı sonsuzlaştırıyor.

liff_1

Siz de birbirinin kopyası, tekdüze takılardan sıkılmadınız mı? Sadece sizde olduğunu bildiğiniz, üstelik doğadan gelen bir objeyi üstünüzde taşıma fikri size de cazip gelmiyor mu?

Kısa süre içerisinde adını duyuran ve kulaktan kulağa yayılan Liff’le ilk tanıştığımızda biz de sizler gibi çok heyecanlandık ve sabırsızlıkla hikayelerini dinlemek istedik.

Şimdi, Liff’in yaratıcıları Mehmet Fakıoğlu ve Pelin Albayrak’tan Liff’i dinleyelim…

Öncelikle, doğayı takı haline dönüştürme gibi çılgın bir fikir nasıl aklınıza geldi?

-       Metropol hayatının içinde büyüyüp, karmaşanın içerisinde koşturan insanlar olarak; eminiz çoğumuzun kaçış noktası doğa… İkimiz de, İstanbul’da yaşıyor olmamıza rağmen doğayla iç içe geçen bir çocukluk yaşadık ve doğada zaman geçirmekten çok zevk alan insanlar haline geldik. Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden ve farklı bölümlerden mezun olup, mesleklerimizde uzmanlaşmamıza rağmen bir süre sonra doğa bizi yine kendine çağırdı ve Liff, uzun uzun doğa yürüyüşleri yaptığımız bir dönemin ardından ortaya çıktı.

Doğa; bize göre, yaratılmış ve yaratılabilecek en güzel tasarımdı hep. Avuç içi izi gibi benzersiz bir damar sistemine sahip olan yaprakların bu eşsiz hali ve doğada bulunan bu inanılmaz tasarımlar, bizi çok etkiledi ve bize başka insanları da aynı şekilde nasıl etkileyebileceğini düşündürtmeye başladı. Uzun fikir alışverişleri ve araştırmalarımız sonucu, doğayı; her daim üstümüzde taşıyabileceğimiz objeler haline getirme kararını aldık. Bize aynı zamanda yaşamı sonsuzlaştırabilme imkanı verecek olan bu kararı hayata geçirirken doğanın gücü her an yanımızda olsun istedik ve bu nedenle; tasarımlarımızda kullandığımız taşların doğal olmasından, kullandığımız paketlerin geri dönüştürülebilir olmasına kadar her süreci detaylı bir şekilde işledik.

Peki, neden “Liff”?

-          Liff, Osmanlıca’da iç içe geçmiş ağaç dallarını ifade ediyor. Aynı zamanda Liff, birçok dilde önemli anlamlara sahip kelimeleri çağrıştıran ve kolayca okunabilen bir kelime ve yaprakların damar sistemi, lifli bir yapıyı çağrıştırıyor. Bu nedenle markamızın adını Liff koyduk.

Son olarak doğayı nasıl sonsuzlaştırıp bizlere armağan haline getirdiğinizi anlatabilir misiniz?

-          Tabi ki… Öncelikle, şunu söylemeliyiz, Liff yapraklarının şu anki haline gelmesi için çok uzun ve detaylı bir çalışma gerekiyor. İlk önce, doğadan toplanan yapraklar, yaprağın sadece damar sisteminin kalması için kimyasal bir işlemden geçiriliyor. İskelet haline getirildikten sonra kurutulan yaprak; atölyede deneyimli ustamız tarafından, sabır ve emekle geçen uzun bir süreç ile metalleştirilip, saf altın veya gümüş kaplanarak gördüğünüz takılar haline dönüştürülüyor.

Rüyalarını gerçekleştiren ve aynı zamanda sırtlarını doğaya yaslayan tasarımcılarından Liff’in hikayesini detaylıca dinledik. Şimdi, Bonvagon’a çıktıktan kısa bir süre sonra, yoğun ilgi ve talep üzerine Bondükkan’a geçen Liff’in eşsiz yaprak koleksiyonlarından oluşan takılarına bakma vakti!

Liff kampanyasına Göz At >>

Komşuköy: Anneler tarifi bu kez gerçekten veremeyecek

Tarih: by bonvagon Kategori: BONVAGON'DA ŞİMDİ, GÜNCEL, LEZZETLİ FİKİRLER | Yorum yaz  

Annelerin, konuklarını merakta bırakan lezzet sırları vardır, tarifleri hep sorulur. Ama “Yapması çok kolay. Malzemeler şunlar…” diye başlayan o tariflerde, kilit rol oynayan bir baharat nedense hep tatlı bir unutkanlığa kurban gider. Oysa şimdi Komşuköy sayesinde, annelerin böyle naif kurnazlıklara artık hiç ihtiyaçları kalmayacak. Tüm tariflerini gönül rahatlığıyla verebilecekler. Çünkü onlar artık kendi sebzelerini kendileri yetiştirecekler. Kim böylesi bir lezzet ustalığını taklit edebilir ki?

komsukoy

Türkiye’nin ilk ve tek online tarım platformu Komşuköy, Bonvagon üyelerine özel iki Anneler Günü paketi hazırladı. Tarlanızın tüm ekim, hasat ve bakım ücretleri de kampanya fiyatlarına dahil. Her tarlada 7 farklı yaz sebze-meyvesi sizin adınıza Komşuköy tarafından yetiştiriliyor. Ürünleriniz, dilerseniz kendi adresinize dilerseniz de sevdiklerinize kargo ile (ücret karşılığı) hemen gönderiliyor.

ANNEMİN LEZZET BAHÇESİ isimli pakette tarlanıza; sakız kabak, kemer patlıcan, pembe domates, karpuz, taze soğan, fasulye ve Çengelköy salatalık ekilip, sizin için yetiştiriliyor. ANNEMİN YAZ BAHÇESİ paketinde ise; çilek, cherry domates, Çengelköy salatalık, kavun, karpuz, dolmalık biber ve ince sivri biberler…

Üstelik tüm bu lezzetler tamamen yerli, GDO’suz tohum ve fidelerden, hormonsuz ve zararlı kimyasallardan uzak yetiştiriliyor. Annenize de sağlıklı sebze ve meyvelerle lezzetli sofralar kurmanın mutluluğu kalıyor. Bir de özgürce verilen yemek tariflerinde aynı lezzeti tutturamayan komşuların yaratacağı tebessüm…

“Komşuköy Nedir?” diyenler, keyifli tanıtım videosuna bir göz atmak isteyebilir:

 


Komşuköy – Sanal Eğlence Gerçek Tarım paylaşan: komsukoy

 

Yazı: Mustafa Yaşar

YEM Kitabevi ile Dünya Lezzetlerinin Sırlarını Keşfedin!

Tarih: by Merve Fergökçe Erkol Kategori: BONVAGON'DA ŞİMDİ, LEZZETLİ FİKİRLER | Yorum yaz  

Bonvagon‘da yine kalplere giden yolun midenizdeki en özel durağı için birbirinden güzel seçenekler bir arada! Makarna, brownie, cupcake, pizza, kurabiye… Önümüzde bizi bekleyen güzel yaz günlerinde yapacağınız piknikler, sevdikleriniz için kurduğunuz güzel sofralar ya da en özel günlerinizde tarifini kimselere söylemeyeceğiniz en özel tatlar için YEM Kitabevi‘nin size bir sürprizi var: Aklınızı başınızdan alan, midenizde ziller çaldıran en nefis lezzetler, küçük sevimli kitapçıklar halinde sizlerle buluşmayı bekliyor. Özellikle anneler günü için harika bir hediye seçeneği olan bu küçük kitapçıklar ile siz de kendi mutfağınızın şefi olmak için fazla beklemeyin deriz!Untitled-2

YEM Kitabevi tarafından Çekmece Yayınları imzasıyla Bonvagon‘da sizlerle buluşan şekilli yemek kitapları serisi; annesini lezzetli bir armağan ile mutlu etmek isteyenler için farklı bir alternatif sunarken, biçimini tarifinden alan özel tasarımı ve yüzlerce leziz tarifi ile de göz dolduruyor. Çekmece Yayınları’nın yemek kitapları, mutfakta yeni harikalar yaratması için annelere verilebilecek en keyifli armağan…

Tüm dünyada iki milyonun üzerinde satılan ve içinde tarif edilen yemeklerin biçiminde tasarlanan kitaplarda; brownie’den kremalı kurabiyeye, pizzadan tart ve turtaya kadar yüzlerce leziz tarif bulunuyor. Annelerin özel hissetmesini hedefleyen bu yaratıcı armağan, alışılagelmiş Anneler Günü armağanlarından farklı bir seçenek olarak dikkat çekiyor.

Çekmece Yayınları’nın şekilli yemek kitapları serisinde; içindeki tariflerin biçimine bürünen ve mıknatıs özelliğiyle buzdolabı gibi yüzeylere yapıştırılabilen mini magnet kitaplar, ‘Brownie’, ‘Kremalı Kurabiye’, ‘Mini Kek’ ve ‘Kurabiye’ nin yanısıra, yine tariflerinin biçimine bürünen; ‘Pizza’, ‘Makarna’, ‘Tart ve Turta’ kitapları bulunuyor. Kitaplar yaratıcı tasarımları, çarpıcı ve iştah kabartan fotoğrafları ile kayıtsız kalınamayacak bir içerik sunuyor. Seride yüzlerce lezzetli pizza, makarna, kurabiye, tart, brownie, turta tarifi özgün fotoğraflar eşliğinde anlatılıyor.

yem-kitabevi-nden-yilbasina-ozel-60-a-varan-5392278_936_400Bu kitaplar çok eğlenceli!

Dünyada yarım milyondan fazla satan Pizza kitabı yardımıyla, evde pizza yapmak artık çok kolay.

Kitap, annenizin, dışarıdan sipariş vermek yerine, ev yapımı, taze ve sağlıklı pizza yapabilmesini sağlıyor. Pizza şeklinde, sert kapaklı, bu yuvarlak kitapta 50’den fazla tarif var. Anneniz evde pizza yapımının tadına vardığında, iyi bir İtalyan restoranı aramanıza gerek kalmayacak.

Makarna

“Makarnayı makarna yapan üstündeki sostur” desek abartmış mı oluruz? Bizce lezzetli bir makarna abartıyı hak ediyor… Sağlıklı ve lezzetli soslarla hazırlanmış puttanesca soslu spagetti, kabaklı tekerlek makarna, ızgara yaz sebzeleriyle süslenmiş penne, patlıcan soslu taglietelli, kum midyeli linguine gibi farklı çeşitteki makarnaları içeren tam 58 tarif, Çekmece Yayınları’nın yuvarlak şekilli Makarna kitabında.

Tart & Turta

Bu kitap bir turta kadar lezzetli görünüyor! İnsanlar, binlerce yıldır mutluluğu tatlıda buluyor. Tart ve Turta kitabı mutluluğa büyükçe bir dilim katkı sağlıyor. Anneniz elinin altındaki Tart & Turta ile tatlıların eşsiz dünyasında kendisini daha iyi hissedecek. Evde yaptığı turtaların kokusu ve lezzeti tüm aileyle birlikte annenizi de mutlu edecek!

Lezzetli Magnetler…

Annenizin “Tarifi nereye yazdım? Yemek defterim nerede? Bu tarifi yazmışım ama nasıl yapıldığını unuttum!” söylemleri tarihe karışıyor. Tarifler artık, buzdolabına yapıştırılabilen mıknatıslı kitaplarda… Çekmece Yayınları’nın lezzetli magnetler dizisi brownie, kremalı kurabiye, kurabiye, mini kek’te. Bu kitaplar annenizin mutfağına çok yakışacak… Anneniz bu tarifler sayesinde tatlı tariflerinin ve en ünlü blogların aranılan yüzü bile olabilir.

Brownie

Kusursuz bir brownie’nin içi yumuşak, üzeri ise sert ve kuru olmalıdır. Bunu yapmanın en pratik yöntemleri ise Çekmece Yayınları’nın mıknatıslı Brownie kitabında. 30 harika brownie tarifinin yer aldığı kitabı, istediğiniz herhangi bir metal yüzey üzerinde kullanabilirsiniz.

Kremalı kurabiye

Mıknatıslı ve kurabiye şeklindeki Kremalı kurabiye kitabında, 30 farklı kurabiye tarifi yer alıyor. Hem de iki kurabiyenin arasını süsleyecek, harika tatlarda, rengarek, çeşit çeşit krema tarifiyle birlikte. Kremalı kurabiyeler, özel misafirlerinz için en doğru seçim olacak.

Mini kek

Kekler diyarında kaybolmak istiyorsanız bu kitabı kesinlikle almalısınız. 30 farklı kek tarifinin yer aldığı, mıknatıslı Mini kek kitabıyla mutfakta çok eğleneceksiniz. Davetlerin vazgeçilmezi mini keklerin en kolay tarifleri, çocukların seveceği süsleme önerileri bu kitapta.

Kurabiye

Çekmece Yayınları’nın mıknatıslı kitap serisinin dördüncü üyesi Kurabiye, herkesin içindeki kurabiye canavarını tatmin edecek. 30 farklı tarifle her gün yeni bir kurabiye deneyebilirsiniz. Kitaptaki tarifler, beş çayında, beslenme kutusunda sağlıklı ve ev yapımı kurabiyelere yer açmak için bir fırsat sunuyor. Kurabiye kitabı, anlaşılır tarifler, iştah acıcı fotoğraflarla evde kurabiye yapma geleneğini zenginleştirecek.

Baharda Tarzınızın Gözü Gönlü Açılsın!

Tarih: by Merve Fergökçe Erkol Kategori: BONVAGON'DA ŞİMDİ, STİL REHBERİ | Yorum yaz  

Bu bahar da her sezon değişiminde olduğu gibi yepyeni aksesuarlar için alışveriş çılgınlığına dalacağız. Çünkü geçen sezon almış olduğumuz her şey ya güncelliğini yitirdi, ya şu sıralar ihtiyaçlarımıza yanıt verecek kalibrede değiller, ya da artık onları canımız çekmiyor! Her ne şekilde olsun, her sezon geçişinde yaptığımız stil detoksu özellikle bahar aylarında bir cümbüş olmuyor mu sizce de?

Bu cümbüşe biraz fonksiyon, biraz yaratıcılık, biraz da ‘duruş’ kattığınız zaman ortaya çıkan her zaman için ‘insanın kendine yakışan’ konsept olur. Neden mi? Öncelikle fonksiyon olarak ihtiyaçlarınıza yanıt verdiği için sizi özgürleştiren objeleri tercih edersiniz, eh özgürleşmiş bir stil de kolay bulunmaz değil mi?

Mesela bunun için Bonvagon‘da şu anda Tin Box by Gaia konuğumuz. Nesilden nesile aktarılabilir uzun ömürlü ve sağlıklı metal kutular hangi dönemde favori olmamış ki zaten? Bir arkadaşımın deyişiyle: “Tokanı, sakızını, bisküvini, meyveni dağıtmadan at çantana be!” Sanırım herkes sıkılmış saklama kabı ve poşet olayından… Bu metal kutularla kulaklıklarınız birbirine dolanmıyor ya da kopmuyor örneğin. Ya da içlerine koyduğunuz gıdalar; Bağdat’a kadar adres sora sora gitseniz bile bir gıdım hırpalanmıyor. Biz de tam sokaklara dökülürken ne büyük bir avantaj! Üstelik metal kutularda şimdiye kadar görmediğimiz bir yenilik: Vakum! Evet evet, resmen çift kapaklı vakum teknolojisi olan eski moda metal kutular. Bonvagon’da bir ironik tasarımlar ki tutturduk gidiyoruz azizim, hayırlısı!tinbox_bigPeki bu kutuları koyduğumuz, stilimizin tamamlayıcı çantalar geçen sezon mu alınmıştı acaba? Hemen bırakın o çantaları! Bonvagon‘da şu anda Atölye‘nin müthiş bir koleksiyonu var; tamamı el yapımı, naturel malzemelerle üretilmiş ve hiç biri birbirinin aynısı değil! Resmen kişiye özel bir seri oluşturmuşlar, gerçekten ‘eşsiz’ bir stil arayanlar için ne büyük şans! Atölye‘nin Bonvagon‘daki kampaya sayfasında ‘Tükendi’ ibareleri görünmeye başladı bile. Bize göre biraz acele etseniz iyi olur; püfür püfür bahar / yaz aylarında otantik deri çantanız olmadan trendi yakalamış sayılmıyorsunuz, maalesef!atolyederi_bigPeki Arcnorm‘a ne demeli? Herhalde şu sıralar Bonvagon‘da görmek isteyeceğiniz en sıradışı aksesuarları kendi bünyesinde toplamış Arcnorm. Aslında bırakın Bonvagon‘da görmeyi, bu teknoloji aksesuarlarını nerede görseniz gözleriniz dolar, tüyleriniz diken diken olur, duygusallaşırsınız. Çünkü kişisel teknolojiniz için inanılmaz bir ironiyle, tamamen geri dönüştürülmüş, bir nevi ‘ilkel şıklık’ tadında bir konsept yakalamış, doğanın nimetlerini teknolojiniz için yeniden yorumlayarak gündelik kullanımınıza sunuyor. Ahşabın sağlam, sağlıklı, doğal ve uzun ömürlü yapısından faydalanarak ortaya müthiş tasarımlar çıkaran Arcnorm‘un akıllı telefon ve tablet kılıfları ve çantaları kesinlikle aksesuar anlayışınızda devrim yaratacak nitelikte. Şimdiye kadar gördüklerinizden epey farklı ve karakteristik duruşlarıyla da gözünüzü alacak. Şöyle söyleyelim; örneğin çıkarken yanınıza bir Arcnorm tablet kılıfı almışsanız, o tableti çantanıza koymayı hiç istemeyeceksiniz. İsteyeceksiniz ki hep masanın üstünde dursun, gelen geçen sorsun. O kadar güzeller yani.arcnorm_bigBu kadar anlatmak yeter, biraz da alışveriş zamanı olsun artık! Bonvagon‘da bu anlattıklarımızdan daha fazlası var, hemen girip incelemenizde de fayda var.

Bu Bahar 10 Adımda Kolayca Detoks Yapın!

Tarih: by Merve Fergökçe Erkol Kategori: BONVAGON'DA ŞİMDİ, GLOBAL RADAR, Home, SORDUK ANLATTILAR | Yorum yaz  

Bu haftaki blog yazımız için bize toksinlerden arınma önerileriyle katkıda bulunan Mom’s Green‘in sizi bahara hazırlayacak olan harika detoks tavsiyelerinin yanı sıra hayatınızı değiştirecek ürünleri de Bonvagon‘da, incelediniz mi? Hem kendiniz hem de çocuklarınız için tamamen sağlıklı, hiç bir toksik bileşen barındırmayan, kendisi de çevre mühendisi olan Işık Kırgız tarafından Türkiye’de hayata geçirilen bir ‘proje’ gözüyle bakabileceğimiz birbirinden önemli ürünleriyle Bonvagon‘a konuk olmasından mutluluk duyduğumuz Mom’s Green, Bonblog’da da sizlerle bu hafta.

momsgreen1

Yeşil anneler, babalar…

Dünyamız son 100 yılda önemli ölçüde değişti. Teknoloji, gıda, kimya ve ilaç sektörü ve tıptaki inanılmaz gelişmeler sayesinde, bir çok avantaja sahibiz. Ama bazı açılardan da bu hızlandırılmış gelişim sebebi ile bir çok kronik ve bağışıklık sistemi bozukluğu hastalıklarını da maalesef görüyoruz. Neredeyse alerjisi, egzaması olmayan çocuk kalmadı, her gördüğümde metabolik sendrom var. Herkes “insulin direncim var, ay benim tiroidim az çalışıyor” diyor. Bir yorgunluk, isteksizlik, depresyon hali…  Adını belki de bahar yorgunluğu koymuşuz, kış depresyonu demişiz ama bu hastalıkların arkasındaki en önemli faktör maalesef çevremizde ve vucudumuzda biriken toksinler!

Yiyeceklerimizdeki katkı ve koruyucular, manyetik alan, içilen ilaçların kalıntıları, içtiğimiz su, soluduğumuz hava, her türlü kimyasal üründen vücudumuza geçen toksinler organlarımızda birikerek bizi hasta ediyor.

Yaşantımızdaki toksinleri azaltmaya odaklanmamız lazım, çünkü toksinleri vucudumuzdan atmak çok daha zor bir iş.

İşte size bu bahar toksinlerinizden arınmanız için 10 İpucu:

1. Doğal, organik yiyin

Toksinleri en aza indirmek için tarım ilacı püskürtülmemiş sebzeler, hormon ve antibiyotik içermeyen hayvansal ürünleri tercih edin. Eğer doğal sebze, meyve alamıyorsanız, iyice sirkeli suda bekletin ve yıkayın.
natural
2. Yeşil Temizlik

Konvansiyonel sabun, çamaşır deterjanları, çamaşır yumuşatıcılar ve ev temizlik ürünleri sağlığınız için zararlı kimyasallar içerir. Bitkisel, doğal içerikli temizleyiciler tercih edin. Tuvaletinize döktüğünüz bir çamaşır suyunun evinizin havasını 5 gün boyunca kirlettiğini unutmayın!

3. Temiz hava alın

Evinizin havasını zehirli hava spreyleri ve mumlar kullanarak temizleyemezsiniz. Eğer güzel, hoş bir koku istiyorsanız doğal lavanta, gül, yasemin yağı kullanabilirisiniz. Ama evinizin havasını tazelemenin en iyi yolu, sabah ve akşam en az 10 dakika havalandırmaktır.

4. Doğayı evinize getirin

Temiz bir nefes için evinizde bol bol yeşil yapraklı bitkiler olmalı. Bitkiler hem oksijen üretir hemde havadaki toksinleri emer.

5. Doğal güzellik en iyisidir

Cildinizin vucudunuzun en büyük organı olduğunu unutmayın. Yiyemeyeceğiniz hiçbir şeyi cildinize değdirmeyin. Cildiniz geleneksel sabun, şampuan, güneş koruma kremleri ve makyaj ürünlerindeki tüm toksinleri emer. Yerine doğal olanları tercih edin. Cilt bakımınız için badem, jojoba ya da hindistan cevizi yağlarını deneyin! Ev yapımı tarifler araştırın.

5
6. Temiz su için

Evinizdeki damacana suyun temiz olduğundan emin olun. Hıfzısıhha belgelerini isteyebilirsiniz. Artıma iyi bir çözüm olabilir. Arıtma cihazı için de hıfzısıhha artıma sonucu testlerini isteyin.

7. Mikrodalga kullanımını azaltın

Mikrodalgalar önemli ölçüde gıda besin içeriğini azaltabilir. Mikrodalga fırında pişmiş brokolinin yararlı antioksidanlarının % 97’sini kaybolduğu kanıtlanmış bir gerçek! Karşılaştırma olarak, buharda pişmiş brokoli de ise sadece % 11 veya daha az kayıp var.

8. Teflon tencereleri atın

Teflon yapmak için kullanılan kimyasal bileşikler, ısınınca yemeğe geçer ve vücudun bu kimyasalları atması çok zordur. Bunun yerine çelik, cam, dökme demir veya toksik olmayan seramik deneyin.

9. Sağlıklı yağlar ile pişirin

Yanma sıcaklığı düşük olan ayçiçeği, margarin, mısır özü gibi yağlarla sıcak yemek yapmayın. En iyisi sızma zeytinyağı ve terayağı kullanmak. Bu iki sağlıklı yağı karıştırarak da kullanabilirsiniz. Yağlardaki bir diğer tehlike de paketli çikolata, gofret gibi ürünlere konulan, erime sıcaklığı yükseltilmiş yağlardır. Yazın sıcağında marketteki çikolata ve gofretler erimez ama tereyağı mutlaka soğuk rafta durur. İşte bunun sebebi içinde olan yağların işlemden geçirilip, erime derecesinin yükseltilmesidir. Bu yiyeceklerdeki yağ bu sebeple vücudunuzda da erimez.

healthy-cooking10. Daha fazla ter

Vücudun toksinlerini dışarı atmak için terlemek harika bir yol! :) Saunada veya egzersiz ile bol bol terleyin. Detoks için size yardımcı olacak, limon, maydanoz gibi C vitamini içeriği yüksek gıdaları tüketin. Terlemenizi arttıran ve antioksidan özelliği olan yeşil çay için. Faydalı bakterileri arttırmak için ev yapımı boza, turşu, kefir, yoğurt gibi mayalı yiyecekler tercih edin.

Bu baharı temiz ve toksinlerden arınmış olarak karşılamak elimizde…

Raen ile Kişisel Bakımda Doğanın Gücüne Güvenin

Tarih: by Merve Fergökçe Erkol Kategori: BONVAGON'DA ŞİMDİ, GÜNCEL, SORDUK ANLATTILAR | Yorum yaz  

Bonvagon‘da görmekten en çok keyif aldığımız, hatta pek çoğumuzun güvenini kazanarak alışkanlık haline gelen Raen‘in hikayesini hiç merak etmiş miydiniz? Raen 2005 yılından beri, bitkisel kişisel bakım ürünleri üreten en kaliteli butik firmalardan biri. Ana fikrini isminden alan Raen Latince’de “oran ve miktarını belirtmek” anlamına geliyor ki bu da markanın temel ilkesini yansıtıyor. %100 doğal bitki ve meyve özlerini en ideal oranlarda bir araya gelmesiyle oluşan ürünler güvenle kullanabileceğiniz cilt bakım çözümleri sunuyor.

raen_big2

Kişisel bakım ürünleri çekmecemizde devrim yapan ürünleriyle tanıdığımız Raen‘in koleksiyonuna kattığı 3 önemli yeni ürününün yanı sıra bugün hikayesini de paylaşacağız sizlerle.

Ama öncelikle kişisel bakım ürünlerinde duymaya pek alışık olmadığımız “tonik hidrolat” ile kaynaşmamıza vesile olan ve mis gibi gerçek gül kokan ürünüyle tanışmanızı isteriz. Hidrolatın ne olduğunu merak ediyorsanız hemen açıklayalım: Hidrolatlar, su buharı distilasyonu sırasında bitkinin veya meyvenin kendi öz suyu olarak açığa çıkar, yoğunluğu esansiyel yağa göre daha ağır olduğu için alt yüzeydedir. Damıtma yoluyla elde edildiği için içeriğinde eser miktarda esansiyel yağ da bulundurur. Tüm ciltler için uygundur. Bu ürünü gündelik cilt ya da makyaj temizleyici olarak, farklı cilt bakım ürünlerini karıştırmak için, cildi canlandırmak için ya da makyaj öncesi makyajı daha stabil hale getirmek için kullanabileceğinizin de altını çizmek isteriz.

Güllü tonik hidrolatın yanı sıra hem yüz hem de vücut bakımında vazgeçilmezimiz olan “balm“ı da Raen imzasıyla incelemeye ne dersiniz? Kıştan yaza geçtiğimiz günlerde özellikle yüz, dudak ve ellerinizdeki kuruluğa doğal bir çözüm arıyorsanız Raen‘in balmıyla mutlaka tanışmalısınız. Göz çevresi haricinde yüzünüz ve elleriniz için kullanabileceğiniz ve sadece balmumu, fındık yağı, hindistan cevizi yağı, esansiyel iğde yağı ve esansiyel vanilya yağı içeren bu ürünü özellikle ellerinizi kullanarak zorlu ortamlarda çalışıyorsanız mutlaka deneyin, bize hak vereceksiniz.

beeswax2-980x280

Bu kadar övgü yeter mi? Biz anlatmaya doyamıyoruz ama isterseniz Raen‘i bir de kurucusu İbrahim Yaşar’dan dinleyelim:

Bu işe çocukluğumdan beri devam eden alerjik cilt sorunlarım nedeniyle başladım. Kendime hazırladığım karışımları, yıllar içinde geliştirdim ve geliştirmeye de devam ediyorum.

Şirketi kurduğum ilk yıl (2005) 6 adet ürünle başladım, (4 çeşit sabun ve 2 adet vücut yağı). Özellikle üçüncü ve dördüncü yıllarda ürün geliştirmeye özellikle zaman ayırdım ve şu an dört kategori altında 170 yakın adet ürünümüz var.

Hedefim, hem şirketimizin hem de ülkemizin adını bitkisel cilt bakımında duyurmak ve özenerek hazırladığımız tamamı el yapımı ürünlerimizi müşterilerimize ulaştırmaktır.

Nitekim, uluslararası medyada saygın bir yeri olan “The New York Times” 2007 yılında bizim de içinde bulunduğumuz “36 Saatte İstanbul” başlığında bir haber yapmıştır.

herbal oilsYine uluslararası önemli yayınlardan co-Trip magazin Japonya baskısında bizi özellikle tavsiye etmektedir. Bir başka Smart Travelling dergisi de İstanbul bölümünde “Raen” ürünlerini özellikle satın alınması gereken ler listesinde veriyor.

Four Seasons Magazin de yine ürünlerimizden övgüyle söz ediyor. Ulusal medyada da zaman zaman ürünlerimize dikkat çeken haberler yayınlanmıştır.

Bu ürün çeşitliliği ve kategorisiyle değerlendirdiğimizde ülkemizde bize benzeyen başka bir firma yoktur, bu nedenle özgün bir potansiyelimizin olduğunu düşünüyoruz. Ülkemizde faaliyet gösteren uluslararası oteller ve spa merkezleri ürünlerimizi tercih etmekte ve ürünlerimizden memnun kalmaktadırlar. Toptan ve perakende satışlarımızı, satış noktalarımızdan ve internet üzerinden merkez atölye/ofisden yapılmaktadır.

Sadece bir fikirden ortaya çıkmış, deyim yerindeyse “0” dan kurulmuş olan “Raen” 9 yıldır yoluna devam etmektedir.

ibeking: Mutlu ve İlham Dolu Anlarınıza Eşlik Eden Vintage Tasarımlar

Tarih: by Merve Fergökçe Erkol Kategori: BONVAGON'DA ŞİMDİ, Home, SORDUK ANLATTILAR | Yorum yaz  

Bonvagon’da son günlerde vintage tasarımlar ile gelen bir bahar esintisi gönüllerimizi fethediyor. Masa üstü düzenleme araçları olarak tabir edebileceğimiz romantik ve vintage ürünleriyle ibeking kesinlikle en çok da  antikaseverleri  sevindirdi. Bu vintage tasarımlar, hep ulaşmak istediğiniz o dergi kapaklarından fırlamış gibi duran vintage dekorasyona giden ilk adım gibi adeta. Klasik ve hatta antika formları gerçekçi bir bakış açısıyla yorumlayarak gündelik ihtiyaçlara yönelik kullanışlı tasarımlar ortaya çıkaran ibeking’in hikayesini ve hayallerini, kurucu İpek Tunçbilek’in ağzından dinledik.

ibeking_big

Öncelikle herşeyde olduğu gibi başlangıç hikayenizi duymak isteriz…

c01501008_1_orgibeking 2005 yılında yazdığı blog ile tanınmaya başladı. Blogda günlük hayattan bahseden yazıların yanısıra kendi sevdiğim vintage ve retro objelerin de fotoğrafları oluyordu.  Blog okuyucu kitlesi zamanla artarken, ibeking aynı zamanda benzer tarzdan hoşlanan insanların da uğradığı ve ilham aldığı bir uğrak noktası oldu. Zamanla “instant sharing” arttıkça sevilen objelerin fotoğraflarını daha da fazla paylaşabilme imkanı buldum. Aynı tarzı seven insanlar ile kocaman bir topluluk olduk. Aldığım ve paylaştığım ürünleri sergiledikçe nereden aldığımı merak eden insanlar için ise ibeking.com’u kurdum.

Peki hepimizin görür görmez bayıldığı bu konsept nasıl belirleniyor, nelere yer veriyorsunuz?

Esasen çağımızdaki  tüketimin fazlalığından çok rahatsız oluyorum. Ama biliyorum ki günlük hayat telaşelerinden bizi uzaklaştıran ve bizi mutlu eden, kendi kendimize hayal gücümüzü kullanmamız için teşvik eden ve üretime iten ufak tefek ürünler de var. Özellikle o ürünleri bulup ibeking.com’a koymaya çalışıyorum.

C04901021_1_orgOrtaya çıkan bu koleksiyon sizin zevkiniz mi yoksa trendleri mi takip ediyorsunuz?

Elbetteki trendleri takip ediyorum ancak kendime almak istemeyeceğim hiçbir ürünü ibeking.com’a koyamıyorum.

ibeking’le ilgili hayalleriniz neler?

ibeking.com ile ilgili temennim bu işe karşı olan heyecan ve mutluluğumun sunduğum ürünlerle ıvır zıvır sever insanlara geçmesi, adeta bulaşması. Ürünü satın alan kişi ürünü açarken heyecanlansın ve aldığı ürün mutlu ve ilham dolu anlarına eşlik etsin. İbeking.com’un misyonu müşteri memnuniyetinin çok ötesinde! :)

Tasarım Harikası LOQI’lerin Uykusuz Anneler Kulübü İle İmtihanı

Tarih: by Merve Fergökçe Erkol Kategori: BONVAGON'DA ŞİMDİ, STİL REHBERİ | Yorum yaz  

LOQI çantaların hep ne kadar sağlıklı, kullanışlı ve trendy olduklarından bahsedip durduk. Peki gündelik hayatımıza uyarlanmış ve kullanılır halleriyle ne kadar pratik olduklarını gösterebildik mi sizlere diye düşünmeden edemedik!bici-loqiDüşünüp taşınıp bir LOQI’nin en çok da bebekli bir annenin işine yarayabileceğine karar verdik, annelerin en uykusuzları da bize katıldı. Dediler ki “Madem bebeklerimiz için plastik ve türevi maddeler zararlı, öyleyse bize sağlıklı çözümlerle gelin!” İşte Uykusuz Annelerin LOQI macerası tam da bu noktada başladı…

Bonvagon ve Uykusuz Anneler Kulübü ortak kampanyası ile, yorgun ve uykusuz annelerden 15 tanesine,  hem pratik, sağlam hem de eğlenceli tasarımları olan LOQI çanta hediye ettik. Büyük ilgi gören bu kampanyada, Uykusuz Anneler desenlerine bayıldığı LOQI çantaların sadece 50 gr. olup 20 kg.’a kadar taşıyabilmesine de hayran kaldılar.  20 kg. neden bu kadar gerekli derseniz, bebekli ve çocuklu bir annenin bir çantada neler taşıdığına bir bakmanızı öneririz. O çantadan oyuncaktan tutun mamaya kadar neler taşınabildiğine siz de inanamayacaksınız!

LQOITamamı doğal ve zararsız materyalden üretilen LOQI çantalar plastik torba tüketimine savaş açıyor.

Peki plastik torba kullanmayla ilgili bu kadar hassasiyet neden?

Dünya genelinde dakikada 1 milyon plastik torba kullanılıyor.  Ve yine dünya genelinde bunların sadece %1’i geri dönüştürülüyor. 1 tane plastik torbanın doğada çözünmesi  ise 100 yıl alıyor.

LOQI birbirinden eğlenceli ve yaratıcı tasarımlarıyla işte tam da burada devreye giriyor. Çünkü LOQI; orijinal, stil sahibi, yeniden tekrar tekrar kullanılabilen pratik çantalar yaratmak için yola çıktı.

f201ba0d3adac1316b3e561ca897d13cUzun ömürlü LOQI çantaların Intertek ve Oeko-Tex sertifikaları var. Yani doğaya doğaya tamamen zararsız materyellerden, yine doğanın huzurunu hiç bozmadan üretiliyorlar.

Yine aynı doğa dostu ürünler sayesinde, satın aldığınız ve LOQI çantalarınızın içinde taşıdığınız yiyecekleriniz, evinize gelene kadar kimyasalla temas etmemiş oluyor. Çocuklarınız için her zaman en sağlıklı ve en iyi ürünleri tercih ettiğinizi biliyoruz ve bu yüzden de LOQI’nin çocuklarınızın sağlıklı ve hijyenik temaslarda bulunmasını en az sizin kadar önemsediğini bilmenizi istiyoruz. Ayrı ayrı poşetlere koymak zorunda kalmadan meyvelerinizi, ekmeklerinizi ve tüm yiyeceklerinizi sağlıkla ve güvenle taşımanız mümkün.  Üstelik bu kadar marifetiyle birlikte LOQI çantalar katlandıklarında çantada taşınabilecek kadar küçük, varlıkları hissedilmeyecek kadar hafif de olsalar, 50 gr ağırlıklarına karşın 20 kg’a kadar ağırlık taşıyabilecek kadar sağlamlar. LOQI çantanızla birlikte gelen ufak fermuarlı saklama kesesi de size hem LOQI’nizi rahatça saklamanız hem de keseyi farklı kullanım alanları içinde değerlendirmeniz için olanak sunuyor.

Hem su geçirmeyecek, hem hemen eskimeyecek LOQI’ler sizi de yaşlanmaya dayanıklı hale getirecekler. Bu çok amaçlı LOQI çantalar bebek bakımından spor aktivitelerine, market alışverişinden seyahate kadar aklınıza gelecek daha birçok alanda en stil sahibi yardımcılarınız olacaklar.

uak-logo1Peki Uykusuz Anneler kimlerdir diye merak ediyorsanız, buyrun size Uykusuz Anne manifestosu!

www.Uykusuzanneler.com  Twitter‘da başlayan uykusuz anne sohbetlerinden yola çıkarak sosyal medya bağımlısı annelerin kurduğu bir web sitesidir.

• Gücünü anneden anneye destekten; yetkisini mor gözaltlarından alır.

• Uyku sorunu yaşamayan annelerin bu  kulüpte can güvenliği yoktur. Kulüp yönetimi ”Ay seninki neden uyumuyor, bilmem kimin oğlu geceleri hiç uyanmıyormuş” diyen eş dostun güvenliğini konusunda sorumluluk kabul etmez.

• Kuruluş amacımız  gözünden uyku akan annelere yalnız olmadıklarını hissettirmektir.  Sizin sallamaktan ayaklarınız uyuştuğu esnada nice annelerin pışpışlamaktan beli kopmaktadır. Ve yalnız olmadığını bilmek her zaman güzeldir.

• Kulübün misyonu elbet bir gün uyumak ve uykusuz annelerin uyumasına yardımcı olmaktır. Kulağa imkansız gibi gelse de bilgi ve destek  aldığınızda bu sandığınız kadar imkansız olmayabilir.

• Kulübün amacı her birinizi uykuya kavuşturup kulüpten atmak ve kapıya kilidi vurmaktır.

• Kulüp yönetiminin kulağında iki küpe vardır.  ”Her anne çocuk ilişkisi farklıdır” ve ” Çocuğu için en iyisini annesi bilir”.

• Uykusuz Anneler Kulübü,  kulüp üyelerini bilgilenmeye,  kendi iç seslerini dinlemeye ve çocuklarını tanımaya teşvik eder.

• Burada yer alan bilgiler rehber niteliğindedir, bunları yorumlayıp kendi hayatına ve çocuğuna uygulamak,  her işte olduğu gibi yine gözünden uyku akan annelerimize düşer.

• Çocuğunuzun uyumuyor olması asla sizin suçunuz değildir,  ama onun daha iyi uyuması için bir şeyler yapma imkanınız her zaman vardır.

• Bu kulüp yaslanıp ağlayabilceeğiniz bir omuz gibidir. Hiç bir anne yaptığı seçimlerden dolayı hakaret ve eleştiriye uğrayamaz.  Bu kulüpte Doğal ebeveyinci, Ferberci’yi sever.

• Kulübün resmi içeceği kuşkusuz Türk kahvesidir.

• Kulübün resmi şarkısı Uykusuz Her Gece olması kaçınılmazdır.

 

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 ... 37 38   Next »